Düşmek


Ölüme düştü akşam
tülbentten süzdüler bataklığı
öksüz bir arı kuşu kaldı.

Dalgaya düştü deniz
unutup tuza döndü
koynundaki balığı

Ayrı Ayrı


Kaçamak bakışlarımız dokunurdu birbirine
suçlu suçlu yürürdük
gülmeyi konduramadan dudaklarımıza
acılarla delik deşik
bir olgunluk izlerdi gölgelerimizi
yağmur ıslatırken kaçak evi
kimsesizliğimiz ayrı ayrıydı.

GECE ICINDE


        Sicacik bir yagmur siner
        kara gecenin icine,
        toprak somun gibi kabarir.
        Tak tak vurulur kapima,
        kisner kapimda kir atim,
        dunyam  gu"musler  kusanir.

DAG BASINDA


Beni bir dag basinda boyle yapayalniz kodular,
ruzgarlara, kuslara, bulutlara yakin,
senin etinden, tirnagindan ayri,
senin kokundan uzak.

Çile


Bizim hic bir hurriyetimiz yok,
hic bir hurriyetimiz,
ne calismak, ne konusmak, ne sevismek
Sen orda bagrina bas dur en buyuk cileyi,
Ben burada en buyuk cileyi doldurayim,
Ekmege muhtac, hurriyete muhtac, sana muhtac.
Sen orada koparilmis bir zerdali gibi dur,
Ben burda zerdalisiz bir dal gibi durayim.

CIBALI


Cibali dendi mi,
aklima siz gelirsiniz, kadinlar.
Kiminizin bes cocugu,
kiminizin nar gibi yanaklari var.
Kiminiz kocasiz kalmis,
kiminiz ihtiyar,

MONA ROZA

Mona Roza, siyah güller, ak güller
Geyvenin gülleri ve beyaz yatak
Kanadı kırık kus merhamet ister
Ah, senin yüzünden kana batacak
Mona Roza siyah güller, ak güller

Bana sor sevgili kâri

Bana sor sevgili kâri ; sana ben söyliyeyim,
Ne hüviyyette şu karşında duran eş'ânm;
Bir yığın söz ki, samîmiyyeti ancak hüneri;
Ne tasannu' bilirim, çünkü, ne san'atkârım.
Şi'r için "göz yaşı" derler; onu bilmem, yalnız,
Aczimin giryesidir bence bütün âsârım!

Popular Posts

Followers

Recent Comments